Editörden Mektup

Basın Duyurusu

Yazarımız İnci Aral’ın yeni romanı “Sevgili” hakkında Yılmaz Güney’in eşi Fatoş Güney tarafından dava açıldığını üzülerek öğrenmiş bulunuyoruz.

Basından öğrendiğimiz kadarıyla, Fatoş Güney, İnci Aral’ın romanını kendisinden aldığı kaynaklarla hazırladığını iddia ederek dava açmıştır. Öncelikle belirtmek isteriz ki bu iddialar doğru değildir ve hem yayınevimizi hem de yazarımız İnci Aral’ı karalamak amacıyla ortaya atılmıştır. Hukuksal planda gerekeni yapacağımızdan kimsenin şüphesi olmamalıdır.

İnci Aral, romanında ne bu değerli sanatçının adını ne de hayatındaki insanların adlarını kullanmıştır. Ayrıca kamuya mal olmuş bir sanatçının hayatı ilk kez roman konusu olmamaktadır. Bunun sayısız örneği vardır. Bu yüzden romanın yazılmasında, yayımlanmasında ve dağıtımında Fatoş Güney’in onayının aranmasına gerek görülmemiştir.

İnci Aral, “Sevgili” romanını hazırlarken bugüne kadar ulusal basında yayımlanan haberlere ve Yılmaz Güney hakkında yazılmış, hayatını ve çalışmalarını inceleyen kitaplara başvurmuştur. Söz konusu kitaplar zaten romanın sonundaki kaynakçada belirtilmiştir. Aksini söyleyenler iddialarını ispatlamak zorundadırlar. İnci Aral, gazete ve kitap okuyan, internet kullanabilen herkesin ulaşabileceği bilgilerden yola çıkarak, Güney’in hayatı ekseninde ülkemizin çalkantılı bir döneminin romanını kaleme almıştır. Ayrıca Türk edebiyatının önde gelen yazarlarından biridir, nasıl roman yazılacağını öğrenmesine gerek olduğunu düşünmüyoruz. "Sevgili" tamamen özgün bir romandır. İnci Aral’ın "intihal" sözcüğü ile birlikte bir cümle içinde anılması bile hakaret teşkil etmektedir.

Basında çıkan haberlerde Fatoş Güney adına yayınevimizin arandığı ve görüşme taleplerinin “nezaket kurallarına uymayan bir sessizlik” ile karşılandığı iddia edilmektedir. Bu ifade gerçeği tam olarak yansıtmamaktadır. Yayınevimize edilen telefonda ve gönderilen e-postada, meselenin “aramızda halledilmesi” teklif edilmiş, aksi takdirde hukuki yollara başvurulacağı söylenmiştir. Doğrusunu söylemek gerekirse “aramızda halletme” lafına hâlâ bir anlam verebilmiş değiliz. Bu yüzden söz konusu teklifi, doğrudan değil de avukatlarımız vasıtasıyla yanıtlamayı tercih ettik. Gelişmelerden, doğru yaptığımız anlaşılmaktadır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur...

Kırmızı Kedi Yayınevi
11 Temmuz 2017

Basın Duyurusu

19 Ocak Perşembe günü piyasaya verdiğimiz, yazarımız Sabahattin Önkibar’ın kaleme aldığı Devlet Bahçeli ve Ülkücüler Hakkında Her Şey isimli kitabımız hakkında aynı gün yapılan toplatma talebi ve bir gün sonra verilen toplatma kararını şaşkınlıkla karşılıyoruz. Söz konusu kitapta MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin manevi kişiliğine ağır saldırı bulunabileceği ve bunun bir mağduriyete neden olabileceği iddiasıyla dağıtımın tedbiren durdurulması istenmiş; bunun üzerine Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi, itirazı kabil olmak üzere, hiçbir somut gerekçe göstermeden kitabın dağıtımının durdurulmasına karar vermiştir. Bu durumun Türk Hukuk Tarihi’nde bir benzeri olup olmadığını bilmiyoruz çünkü toplatma başvurusunu yapanın da kararı verenin de kitaptan birsatır bile okumadığı anlaşılmaktadır. Kitabın piyasaya çıktığı gün yaklaşık 200 sayfalık bir kitabın hem başvuruyu yapanlar hem de toplatma kararını verenler tarafından okunması ve hukuki açıdan değerlendirilmesi eşyanın tabiatına aykırıdır. Nitekim başvuruda da kararda da kitabın neresinde, hangi sayfasında ne gibi tehditlerin yer aldığı ve hangi tür kişilik haklarına saldırı olduğu belirtilmemiştir.

Başvuruda bulunan ve kararı verenler içeriğine bir göz atsalardı kitabımızda siyasi eleştiri dışında bir şey olmadığını; hiç kimseye hakaret edilmediğini, kimsenin kişilik haklarına saldırılmadığını görürlerdi. Kırmızı Kedi logosuyla çıkan bir kitapta böyle bir şeyin olması mümkün değildir. Bunun nedeni birilerinden çekinmemiz ya da korkmamız değil işimize duyduğumuz saygıdır. Altını çizmekte fayda görüyoruz.

Toplatma kararı tarafımıza 23 Ocak 2017 Pazartesi günü tebliğ edilmiş; avukatımız Celal Ülgen toplatma kararı için gerekli itirazı hemen yapmıştır. Mahkemeden hem bu haksız toplatma kararını acilen kaldırmasını hem de bizim ve yazarımızın oluşabilecek maddi-manevi kayıplarının karşılanması için gerekli tedbirleri almasını istiyoruz. Biçim ve içerik bakımından bu kadar zayıf bir talebin ivedilikle reddedilmesi gerekir. Son yıllarda ülkemizde hukukun büyük yaralar aldığı ortadadır ama biz yine de Ankara’da hakimlerin olduğuna inanmak istiyoruz.

Türkiye’nin yeniden “kitapların bombalardan daha tehlikeli” sayıldığı bir döneme girdiği anlaşılıyor. Bu yeni dönemde nasıl bir tutum alacağımızı merak edenler, geçmişte FETÖ kumpasları esnasında yaptıklarımıza bakabilir. Kırmızı Kedi Yayınevi olarak şimdiye kadar kitaplara ve yazarlara yönelik her türlü baskının karşısında olduk, bundan sonra da olacağız. Bu vesileyle bir kere daha bizleri yalnız bırakmayan okurlarımıza teşekkür ediyoruz. Onlardan güç alıyor, onların bize olan güvenlerini boşa çıkarmamaya çalışıyoruz. Korkumuz ve üzüntümüz sadece ülkemiz içindir. Varsayım üzerine kitap toplatılması, bizleri nasıl bir geleceğin beklediğini göstermektedir. Bu ülkede Devlet Bahçeli ve Ülkücüler Hakkında Her Şey toplatılıyorsa Cin Ali serisi dışında her kitap her an toplatılabilir demektir. Bu duruma itiraz etmek sadece bizim değil, bütün yayıncıların, gazetecilerin, yazarların üstüne vazifedir. Değinmeden geçmeyelim. Ses çıkarmayanların, görmezden gelenlerin de farkındayız. Onlar için üzülüyor, onlar adına da utanıyoruz.

Saygılarımızla...
Kırmızı Kedi Yayınevi
23 Ocak 2017

Basın Duyurusu

1983 yılında değerli yazar Rıfat Ilgaz ile oğlu Aydın Ilgaz tarafından kurulan ve bugüne kadar pek çok sevilen yazara ev sahipliği yapmış olan ÇINAR YAYINLARI, bundan böyle KIRMIZI KEDİ çatısı altında faaliyetine devam edecektir.

ÇINAR YAYINLARI yeni bir soluk, yeni bir heyecan ve yeni enerjiyle hem Rıfat Ilgaz’ın bütün eserlerini farklı sunumlarıyla hazırlayacak hem de yerli ve yabancı yazarların seçkin eserlerini okurlarla buluşturacaktır.

Okur-yazar tüm dostlarımıza duyurulur.

Kırmızı Kedi Yayınevi


Basın Bülteni

Cesaret umuda, umut geleceğe dönüşüyor…

Er Mektubu Görülmüştür kitabının katkılarıyla Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Torbalı’da yeni bir eğitimevi açıyor.

Bugün artık bir efsaneye dönüşen Er Mektubu Görülmüştür kitabının ortaya çıkmasının hikâyesiyle başlayalım… Bundan dört yıl önce, Balyoz tertibiyle Maltepe Askeri Cezaevi’ne konulmuş olan Türk subayları bir başkaldırı çağrısı yaptı… Yılmaz Özdil de bu çağrıyı milyonlara duyurdu ve herkesi tutsak subaylara destek mektupları yazmaya davet etti. O davet karşılığını buldu, cezaevine gönderilen mektupların sayısı çok kısa bir sürede iki milyonu geçti…

Hava Kurmay Albay D. İsmet Çınkı, Deniz Kurmay Albay M. Cem Okyay, Deniz Kurmay Albay Erdinç Altıner, Deniz Kurmay Albay Ender Kahya ve Deniz Kurmay Albay F. Yavuz Uras bu mektupları tertiplere ve dışarıda hüküm süren karanlığa rağmen bir araya getirdi. Er Mektubu Görülmüştür kitabı bu şartlar altında ortaya çıktı…

Kitabın bütün geliri, fırsat eşitliğinden faydalanamayan çocuklarımızın eğitimine harcanmak üzere, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne bağışlandı.

Er Mektubu Görülmüştür’ün tarihte benzeri yoktur…

Kitap yayımlandıktan sonra gerçekleştirilen imza gününe onbinler geldi. Bugün artık aramızda olmayan Levent Kırca ve Tarık Akan dahil olmak üzere pek çok yazar ve sanatçının katıldığı imza günü saatlerce sürerek kamuoyunun dikkatini çeken bir olay haline geldi.

Milletin bu teveccühü cezaevindeki tutsak subaylarımızın en büyük desteğiydi.

Milletimizin cesareti umuda dönüştü…

Bu destekle, tutsak subaylarımız Maltepe Askeri Cezaevi’nden üzerlerinde üniformaları ve başları dik bir şekilde çıktılar. Cezaevinin iç avlu kapısında asker selamı veren İsmet Çınkı, kapıdaki basın mensuplarına dönerek “Buradaki görevimiz sona erdi, üniformalarımıza leke sürmedik” dedi.

Er Mektubu Görülmüştür’ün ortaya çıkmasında büyük emeği geçen değerli gazeteci-yazar Yılmaz Özdil bu kitabın önemini şöyle anlatmıştı: “Bu kitap... Balyoz adı verilen davanın, millet vicdanında beraat ettiğinin kanıtıdır. New York’tan Ardahan’a, Sydney’den Edirne’ye, Berlin’den Erzurum’a, Moskova’dan İzmir’e, Cape Town’dan Ankara’ya, Rio’dan İstanbul’a... Zihniyet akrabalarının, dünyanın en büyük ailesinin, albümüdür. Şartlar her ne olursa olsun, namuslu, cesur kalmayı başarabilen, boyun eğmeyen, ruhen teslim olmayan insanlarımızın, nüfus cüzdanıdır. Aynı zamanda... Geleceğimize sahip çıkmaktır.” O geleceğe sahip çıkılıyor…

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Er Mektubu Görülmüştür kitabının geliriyle Torbalı’da bir eğitimevi açıyor. Eğitimevinin açılışı, 16 Ekim Pazar günü Yılmaz Özdil ve Balyoz Tertibi ile tutsak alınan subaylarımızın katılımıyla gerçekleştirilecek. Bu eğitimevine, Anayasa Mahkemesi önünde tek başına Balyoz tutukluları için Adalet Nöbeti’ni başlatan, tertiplere karşı mücadelenin simge isimlerinden Av. Şule Nazlıoğlu’nun ismi verildi.

Er Mektubu Görülmüştür bir cesaretin umuda dönüşmesiydi… Şimdi bu umut geleceğe ışık tutuyor. ÇYDD’nin kurduğu Av. Şule Nazlıoğlu Eğitimevi’nin yeni kuşakların eğitimine ve aydınlanmasına katkı sağlayacağını biliyoruz.

Kırmızı Kedi Yayınevi olarak, bu çorbada bir parça tuzumuzun olmasından dolayı gurur duyuyoruz…

Tarih: 16 Ekim Pazar
Saat: 14.00
Adres: Tepeköy Mahallesi Ağalar Caddesi No. 12/2 Torbalı-İzmir (YKB Üstü)